Çanakkale Bölge

Çanakkale Seramiğinde 'Kadının İzi Söyleşisi' ÇTSO’da Düzenlendi

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında "Geleneksel Çanakkale Seramiğinde Kadının İzi Söyleşisi" Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlendi.

Moderatörlüğünü Uzman Yönetim Firması sahibi Selma Akpınar’ın gerçekleştirdiği söyleşinin konukları; ÇOMÜ Sanat Tarihi Bölümü Prof. Dr. Ali Osman Uysal, Ayda Seramik Atölyesi sahibi Büşra Çayırcık, Burcu Onur Sanat Atölyesi sahibi Burcu Onur Polat, Sipahi Studio Seramik Atölyesi sahibi Tuğçe Kurtağzı Sipahi oldu.

 

ÇTSO Kongre Fuar Merkezinde gerçekleştirilen söyleşide Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Şakir Kutluay, TOBB Çanakkale Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Birce Bilici Şimşek, Çanakkale Belediyesi Kültür İşler Müdürlüğü adına Yeşim Çanlıoğulları,  Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Ceren Baydemir, Şube Müdürü Serap Çağlar, ÇTSO Genel Sekreteri Sema Sandal, ÇTB Genel Sekreteri Sevcan Elver, Biga TSO Genel Sekreteri Dilay Şen Bitirim, TOBB Çanakkale Kadın Girişimciler Kurulu Üyeleri, Kadın Girişimciler, Akademisyenler ve öğrenciler ile birçok katılımcı hazır bulundu.

 

Geleneksel Çanakkale Seramiğinde Kadının İzi Söyleşisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününe özel hazırlanan video gösterimi ile başladı.

 

Video gösteriminin akabinde TOBB Çanakkale Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Birce Bilici Şimşek; “Sayın Yönetim Kurulu Üyelerim, Genel Sekreterim, Değerli Kadın Girişimcilerimiz, Kıymetli Misafirlerimiz,

Sizleri Çanakkale Ticaret odası Kadın girişimciler İcra Komitesi adına saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

 

8 MART  BİR GÜNÜ KUTLAMAK İÇİN DEĞİL; BİR MÜCADELEYİ, BİR TARİHİ VE BİR UMUDU HATIRLAMAK VE ONUN İÇİN MÜCADELE ETME GÜNÜDÜR

 

TOBB İl Kadın Girişimciler Kurulları Ülkemizin 81 İlinde Faaliyet Gösteren, Türkiye’deki Kadın Girişimciliğinin nicelik ve nitelik bakımından güçlendirilmesini ve Kadın Girişimciliğinin daha donanımlı hale getirilmesini hedefleyen kurullardır. İstatiksel olarak oran vermemiz gerekirse; Ocak 2026’da kurulan 989 anonim şirketin 197’sinde kadın girişimci yer alırken, kadın girişimci bulunan anonim şirket oranı  %19,9 olarak gerçekleşti. Gene aynı dönemde kurulan 10.126 limited şirketin 2.094’ünde kadın girişimcilerimiz yer aldı. Bu demek oluyor ki; Kurulan limited şirketlerin %20,7’sinde kadın girişimcilerimiz yer almaktadır. Bu oranlar tabiki istediğimiz seviyede bulunmamakla birlikte; yıllara oranladığımızda artış eğiliminde olduğunu bilmek bizleri gelecek dönemler için daha çok çalışmaya ve  daha çok üretmeye motive etmektedir. Bugün burada da tekrardan ifade etmek gerekirse; 8 Mart  yalnızca bir günü kutlamak için değil; bir mücadeleyi, bir tarihi ve bir umudu hatırlamak ve onun için mücadele etme günüdür. Yıllar önce daha insanca çalışma koşulları isteyen kadınlarımızın attığı adımlar, bugün dünya çapında bir dayanışma gününe dönüşmüş olup, haklarımızı korumak ve daha ileriye taşımak bizlerin sorumluluğudur. Ve bu hatırlayışı ve sorumluluğu kültürümüzün önemli bir mirası olan izninizle Çanakkale seramiği üzerinden de vurgu yaparak devam etmek istiyorum. Çanakkale seramiği; 17. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar uzanan bir halk sanatı geleneğidir. Testilerde, sürahilerde, figürlü biblolarda yalnızca çamur ve sır yoktur. O eserlerde emek vardır. Sabır vardır. İnce işçilik vardır. Ve çoğu zaman, adı kayda geçmemiş kadınların katkısı vardır. Bugün 8 Mart’ta tam da bunu konuşmalıyız: Görünmeyen emeği. 8 Mart, yalnızca modern hak mücadelelerinin değil; tarih boyunca emeğiyle var olan kadınların da günüdür. Çanakkale’de bir atölyede çamura şekil veren bir kadının emeği ile bugün bilimde, sanatta, ticarette ve siyasette yer alan kadınların emeği aynı zincirin halkalarıdır. Eğer bugün kültürümüzden söz ediyorsak, bu kültürün mayasında kadın emeği vardır. Eğer bugün bir toplumun gelişmişliğinden söz ediyorsak, o gelişmişliğin temelinde kadının görünür olması vardır. İşte bu sebeple; 8 Mart, geçmişin görünmeyen kadınlarını hatırlama; bugünün kadınlarını destekleme; geleceğin eşit toplumunu kurma sorumluluğudur. Sözlerimi sonlandırırken, her cephede mücadele eden, emek veren tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü kutluyor, Çanakkale'mizin tüm kadınlarına en içten sevgi, saygı ve selamlarımı sunuyorum. Keyifli ve öğretici  bir seramik atölyesi geçirmemizi sağlayan ÇASEM ailesinin değerli hocaları Prof. Dr. Yeşim Zümrüt’e Öğr. Gör. Arzu Doğan’a, Öğr. Gör. Necmi Tekin’e, Öğr. Gör. Necati Işık’a ve Tekniker Murat Biçer’e Kurul olarak teşekkürlerimizi sunuyoruz.” dedi.

 

TOBB Çanakkale Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Birce Bilici Şimşek’in konuşmasının ardından Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Şakir Kutluay; “Saygıdeğer misafirler, Değerli akademisyenlerimiz, sanatçılarımız, kıymetli hanımefendiler ve beyefendiler…

Bugün burada, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odamızın ev sahipliğinde düzenlenen “Biçim, Anlam ve Kimlik – Seramik Çalıştayı Sergisi” ve “Geleneksel Çanakkale Seramiğinde Kadının İzi” gibi çok anlamlı bir başlık için bir aradayız. Ve bu etkinliğin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle yapılması ona çok daha derin bir anlam katıyor.

 

KADIN GÜÇLÜ İSE TOPLUM GÜÇLÜDÜR

 

Bir toplumun geleceğini görmek istiyorsanız… Sadece Ordusuna bakmayın, aadece ekonomisine bakmayın, sadece binalarına bakmayın, kadınlarına bakın. Çünkü kadın güçlü ise, toplum güçlüdür.

 

Değerli misafirler,

Seramik aslında bize çok şey anlatır. Bir avuç toprak… İlk bakışta sadece topraktır. Ama o toprağa emek dokunduğunda, sabır dokunduğunda, ustalık dokunduğunda, bir sanat eserine dönüşür. İşte kadın da toplumda tam olarak bunu yapar. Bulunduğu yere şekil verir, bulunduğu yere ruh verir ve en önemlisi, bulunduğu yer kimlik kazandırır. Bu yüzden Çanakkale seramiği sadece bir sanat değildir. Bu toprakların kültürüdür, hafızasıdır, emeğidir. Ve o emeğin içinde çoğu zaman görünmeyen ama her eserin ruhuna dokunan bir güç vardır: Kadının emeği… Tarihimize baktığımızda da bunu çok net görürüz. 13. yy’da Ahilik teşkilatının kurucusu olan Ahi Evran’ın eşi tarafından kurulan Dünyanın ilk kadın teşkilatı, Bacıyan-ı Rum, yani Anadolu Bacıları, Anadolu’yu Anadolu yapan yapının özünü ortaya koymuşlardır. Ayrıca, Peygamber Efendimizin, güzel dinimiz İslam’ın kadına bakışı açısından çok anlamlı bir sözü vardır: “Cennet annelerin ayakları altındadır.” Bu söz, kadının toplumdaki yerini anlatan en güçlü cümlelerden biridir. Bugün ise, emeğin ve fedakarlığın sembolü olan  kadınlar, yalnızca fedakarlıkla değil; bilimde, sanatta, üretimde ve girişimcilikte, dünyayı şekillendiren bir güç haline gelmiştir.

 

Değerli misafirler,

Çanakkale denildiğinde akla gelen en güçlü üretim markalarından biri: Kale Grubu ve Kale Grubu’nun başında kadın; Zeynep Bodur Okyay. Türkiye’de kadın liderliğinin en güçlü ve ilham veren örneklerinden biridir. Üretimde ve sanayide kadınların önünü açan bu vizyon için, kendisini saygıyla ve takdirle anıyorum.

 

Kadınların olduğu yerde üretim vardır.

Kadınların olduğu yerde estetik vardır.

Kadınların olduğu yerde merhamet vardır.

Ve en önemlisi, kadınların olduğu yerde, gelecek vardır.

Sözlerimi şu cümleyle bitirmek istiyorum: Toprağa şekil veren eller; aslında geleceğe de şekil verir ve o ellerin içinde kadın emeği varsa, orada, umut vardır. Bu vesileyle tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, saygılarımı sunuyorum.” dedi.

 

Açılış konuşmalarının tamamlanmasını takiben “Seramik Workshop Video Gösterimi” izlendi.

 

Geleneksel Çanakkale Seramiğinde Kadının İzi Söyleşisi ÇOMÜ Sanat Tarihi Bölümü Prof. Dr. Ali Osman Uysal’ın “Akköy Çömlekçiliği” üzerine gerçekleştirdiği sunumuyla devam etti.

 

Sunumun ardından “Geleneksel Çanakkale Seramiğinde Kadının İzi Söyleşisi”ne konuşmacı olarak katılan Ayda Seramik’ten Büşra Çayırcık, Burcu Onur Sanat Atölyesi’nden Burcu Onur Polat, Sipahi Studio’dan Tuğçe Kurtağzı Sipahi” konuşmalarını yaparak deneyimlerini paylaştılar. Katılımcıların sorularıyla interaktif şekilde devam eden Söyleşi, günün anısına hediye takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ile tamamlandı.

 

Programın devamında ise 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliği kapsamında düzenlenen TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nurten Öztürk’ün programlarına çevrim içi katılım sağlandı.

 

Program kapsamında çevrim içi olarak katılım sağlayarak değerlendirmelerde bulunan TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nurten Öztürk; “Dünyada yaşanan savaşlar ve küresel belirsizlikler hepimizin moralini olumsuz etkiliyor. Ancak tarih boyunca krizlerden ve afetlerden en fazla etkilenen kesimin kadınlar ve çocuklar olduğunu biliyoruz. Bu nedenle biz kadınların her zamankinden daha güçlü durması gerekiyor. Dünya ne kadar karışık olursa olsun bizim ışığımız sönmemeli. Sizler bulunduğunuz illerde birer meşalesiniz; sadece kendi işinizi kurmakla kalmıyor, aynı zamanda diğer kadınların da yolunu aydınlatıyorsunuz. İl başkanlarımızın hiçbir sponsor desteği beklemeden, tamamen kendi inançları ve öz kaynaklarıyla yürüttükleri çalışmalar sayesinde projelerimiz Türkiye’nin dört bir yanına yayıldı. Bu başarı, Türk kadınının neler başarabileceğinin en somut göstergesidir. Düzenlenen bu yarışma da yalnızca bir ödül töreni değil; en hızlı büyüyen, en fazla istihdam sağlayan ve en yenilikçi kadın şirketlerimizi görünür kılan önemli bir platformdur. Öte yandan yayımlanan genelge ile kurumumuza önemli stratejik sorumluluklar yüklenmiştir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile eşgüdüm içinde yürütülen bu süreçte, illerdeki gelişmelerin yakından takip edilmesi ve kurul toplantılarına aktif katılım sağlanması hedeflerimize ulaşmamız açısından büyük önem taşımaktadır.” dedi.

 

TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nurten Öztürk’ün ardından konuşmasını gerçekleştiren TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu; “Kadın girişimcilerimizin Türkiye’nin kalkınma hikayesinde artık yan rolde değil, başrolde yer aldığını görmekten büyük memnuniyet duyuyorum. TOBB olarak hayata geçirdiğimiz projelerle kadın girişimciliğinin güçlenmesi için yoğun şekilde çalışıyoruz. İşimiz Temiz projesiyle 81 ilde 504 bin kişiye ulaştık, Sanayide Kadın Eli projesiyle 44 ilde 40 binden fazla kadına istihdam sağladık. Dijitalde Hayat Kolay Projesi kapsamında 2025 yılında 15 bin kadına eğitim ve atölye çalışmalarıyla ulaştık, 20 kadın girişimciye ise toplam 2 milyon lira hibe desteği sağladık. 2026 yılı itibarıyla açıklamaya başladığımız verilere göre, Ocak ayı itibarıyla kurulan anonim ve limited şirketlerin yaklaşık yüzde 20’sinde kadın girişimciler yer alıyor. Bu oran umut verici olmakla birlikte daha da yükselmesi için çalışmaya devam edeceğiz. Oda ve Borsa camiasında da kadın temsilinin giderek arttığını memnuniyetle görüyoruz. 2008 yılında yalnızca 1 olan kadın yönetim kurulu ve meclis başkanı sayısı bugün 9’a yükselirken, kadın yönetim kurulu üyesi sayısı 9’dan 56’ya, kadın meclis üyesi sayısı ise 93’ten 334’e ulaştı. Önümüzdeki dönemde yapılacak seçimlerde daha fazla kadın girişimcimizi Oda ve Borsa Meclislerinde ve Yönetimlerinde görmek istiyoruz. Çünkü Türkiye ekonomisinin yarısını kadınlar oluşturuyorsa, karar alma mekanizmalarında da güçlü şekilde yer almaları gerekiyor. Kadın girişimciler sadece iş kurmakla kalmıyor aynı zamanda çevrelerindeki kadınlara ilham vererek toplumsal dönüşümün de öncüsü oluyor. Bu nedenle kadın girişimcilerimizin üretimde, istihdamda ve karar alma süreçlerinde daha güçlü şekilde yer almasını önemsiyoruz. Kadir Gecenizi ve Ramazan Bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum. Son olarak diyorum ki; Kadın girişimciler sadece iş kurmaz, geleceği kurar. Kadın girişimciler sadece üretmez, toplumu dönüştürür. Güçlü kadın girişimciler varsa, daha güçlü bir Türkiye vardır. Sözlerimi, kurulumuzun o güzel sloganıyla bitirmek isterim: Kadın Varsa Yarın Var.” dedi.

 

Program, katılımcıların yoğun ilgisi ve memnuniyeti ile sona erdi.

Kaynak: ÇTSO