Ulaşım ve lojistikten turizme, yerel ürünlerin markalaşmasından iş gücü ihtiyacına kadar birçok başlığın ele alındığı ziyaretlerde Kılıç, Gökçeada’nın sahip olduğu potansiyelin daha güçlü bir ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) Yönetim Kurulu Başkan Adayı Turgay Kılıç, seçim çalışmaları kapsamında Gökçeada’da oda üyeleriyle bir araya geldi. Ada ekonomisinin mevcut durumu, işletmelerin yaşadığı sorunlar ve Gökçeada’nın sahip olduğu ekonomik potansiyelin daha etkin değerlendirilmesi üzerine görüşmeler gerçekleştiren Kılıç, ÇTSO’nun ilçe ve beldelerdeki üyeleriyle daha güçlü iletişim kurması gerektiğini vurguladı. Turgay Kılıç ve çalışma arkadaşları, Gökçeada’da faaliyet gösteren ÇTSO üyelerini iş yerlerinde ziyaret ederek işletmelerin sorunlarını, beklentilerini ve çözüm önerilerini dinledi. Kılıç ayrıca Gökçeada Belediye Başkanı Bülent Ecevit Atalay’ı makamında ziyaret ederek adanın ekonomik gelişimi, turizm potansiyeli ve yerel işletmelerin ihtiyaçları konusunda değerlendirmelerde bulundu. “Şimdi Değişim Zamanı” anlayışıyla yola çıktıklarını belirten Kılıç, ÇTSO’nun yalnızca merkezde faaliyet gösteren değil, Çanakkale’nin tüm ilçelerindeki üyelerinin sorunlarına doğrudan temas eden bir yapıya dönüşmesi gerektiğini ifade etti.
“Gökçeada’nın sorunlarını yerinde dinliyoruz”
Gökçeada ziyaretinde özellikle ulaşım, lojistik, turizm, yerel üretim, markalaşma ve iş gücü konularının öne çıktığını belirten Kılıç, adada ticari faaliyet gösteren işletmelerin ana karadaki işletmelere kıyasla çok daha farklı koşullarda mücadele ettiğine dikkat çekti. Ada ekonomisinin sürdürülebilir biçimde büyümesi için sorunların masa başında değil, işletmelerin sahadaki deneyimleri üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Kılıç, ÇTSO’nun üyelerinin yaşadığı sorunların çözümünde ilgili kamu kurumları ve yerel yönetimlerle daha etkin iş birliği içerisinde olması gerektiğini söyledi. Kılıç, “Bizim anlayışımızda oda üyelerimizin sorunlarını dinlemekle iş bitmiyor. Sorunu doğru tespit etmek, ilgili kurumlara taşımak, süreci takip etmek ve sonuç alıncaya kadar mücadele etmek gerekiyor. Gökçeada’da da bunu yapmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Lojistik ve ulaşım sorununa çözüm vurgusu
Gökçeada’da işletmelerin karşı karşıya kaldığı en önemli sorunların başında ulaşım ve lojistiğin geldiğini belirten Kılıç, özellikle Çanakkale merkeze ulaşımda iki ayrı feribot kullanılması nedeniyle ortaya çıkan zaman ve maliyet kayıplarına dikkat çekti. Kış aylarında sefer koşulları ve tedarik süreçlerinde yaşanan sıkıntıların işletmeleri zorladığını, yaz döneminde ise artan yolcu ve araç yoğunluğunun ada ekonomisinin günlük işleyişini etkilediğini belirten Kılıç, ticari faaliyetlerin kolaylaştırılması gerektiğini söyledi. Kılıç, ulaşım konusunda Çanakkale Valiliği, GESTAŞ ve diğer ilgili kurumlarla daha güçlü bir koordinasyon kurulmasının önemine değinerek, ada işletmelerinin ihtiyaçlarına yönelik alternatif çözümler geliştirilmesi gerektiğini kaydetti. Kılıç, öncelikli taleplerinden birinin ada işletmelerinin ticari faaliyetlerini kolaylaştıracak bir öncelikli geçiş uygulamasının değerlendirilmesi olduğunu belirterek, “Gökçeada’da ticaret yapmak, ana karadaki bir işletmeyle aynı şartlarda ticaret yapmak değildir. Ulaşımdan tedarike kadar adada faaliyet gösteren üyelerimizin ilave yükleri var. Bu gerçekliği görmezden gelemeyiz. Üyelerimizin yaşadığı sorunların çözümü için ilgili tüm kurumlarla güçlü bir diyalog içerisinde olacağız” dedi.
Yerel ürünler için markalaşma hedefi
Gökçeada’nın ekonomik potansiyelinin yalnızca turizmle sınırlı olmadığını belirten Kılıç, adanın tarımsal üretim ve gastronomi açısından da önemli değerlere sahip olduğunu söyledi. Zeytinyağı, oğlak eti, bağcılık ürünleri ve ada balı gibi yerel ürünlerin daha yüksek katma değerle pazara sunulabileceğini ifade eden Kılıç, üreticilerin emeğinin karşılığını daha fazla alabilmesi için markalaşma çalışmalarına ağırlık verilmesi gerektiğini vurguladı. Yerel yönetimler, üreticiler ve ilgili kurumlarla ortak çalışmalar yürütmeyi hedeflediklerini belirten Kılıç, ürünlerin işlenmesi, ambalajlanması, markalaştırılması, coğrafi işaret potansiyellerinin değerlendirilmesi ve yeni pazarlara ulaştırılması konusunda ÇTSO’nun daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini söyledi. Kılıç, “Gökçeada’nın bereketini sadece üretmek yetmez. Doğru marka, doğru hikaye ve doğru pazarlama ile bunu ekonomik değere dönüştürmeliyiz. Ada üreticisinin emeğinin daha fazla değer bulmasını, yerel ürünlerin yalnızca adada değil, farklı pazarlarda da tanınmasını istiyoruz” diye konuştu.
“Hedefimiz dört mevsim turizm”
Gökçeada’nın turizm potansiyeline de değinen Kılıç, adanın yalnızca yaz aylarında yoğunlaşan bir turizm destinasyonu olmaktan çıkarılarak dört mevsim ziyaret edilebilen bir merkez haline getirilmesi gerektiğini söyledi. Gökçeada’nın kendine özgü yaşam kültürünün, doğal güzelliklerinin, gastronomisinin, bağcılık geleneğinin, tarihi ve kültürel değerlerinin turizm açısından önemli bir avantaj sunduğunu belirten Kılıç, bu değerlerin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini ifade etti. Adanın Cittaslow kimliğinin de önemli bir turizm değeri olduğunu dile getiren Kılıç, gastronomi, doğa, tarih, kültür ve bağcılık ekseninde deneyim rotalarının oluşturulabileceğini söyledi. Kılıç, “Gökçeada’nın en büyük değerlerinden biri kendine özgü yaşam kültürüdür. Biz bu kimliği değiştirmek değil, koruyarak daha görünür ve daha değerli hale getirmek istiyoruz. Hedefimiz daha fazla kalabalık değil; daha nitelikli turizm, daha uzun sezon ve işletmelerimiz için daha sürdürülebilir gelir” dedi.
Kayıt dışı konaklama ve karavan sorununa dikkat çekti
Turizm sektörünün karşı karşıya kaldığı sorunların yalnızca sezonun uzatılmasıyla çözülemeyeceğini belirten Kılıç, işletmeler arasındaki rekabet koşullarının da adil hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Özellikle kayıt dışı konaklama faaliyetlerinin otel işletmelerinin rekabet gücünü olumsuz etkilediğini ifade eden Kılıç, kontrolsüz çadır ve karavan kullanımının da adanın turizm düzeni, çevresi ve işletmeleri açısından ele alınması gereken başlıklardan biri olduğunu kaydetti. Bu konularda yerel yönetim ve ilgili kamu kurumlarıyla ortak hareket edilmesi gerektiğini belirten Kılıç hem ziyaretçilerin hem de bölgede faaliyet gösteren işletmelerin haklarını gözeten sürdürülebilir bir turizm anlayışının oluşturulması gerektiğini söyledi.
İş gücü ihtiyacı için kurumlar bir araya getirilecek
Gökçeada’da özellikle turizm sezonunda yaşanan iş gücü sıkıntısının da işletmelerin önemli gündem maddelerinden biri olduğunu ifade eden Kılıç, nitelikli ve niteliksiz iş gücüne erişimde yaşanan sorunların çözümü için kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesi gerektiğini belirtti. İŞKUR, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Milli Eğitim Müdürlüğü ve meslek liseleriyle koordinasyon kurulmasının önemine dikkat çeken Kılıç, bölgenin ihtiyaçlarına uygun mesleki eğitim ve istihdam modellerinin geliştirilebileceğini söyledi. ÇTSO’nun burada yalnızca üyelerinin taleplerini dile getiren bir kurum değil, aynı zamanda kamu kurumları, eğitim kuruluşları ve işletmeler arasında bağlantı kuran aktif bir aktör olması gerektiğini belirten Kılıç, iş gücü ihtiyacının doğru planlama ve eğitim modelleriyle karşılanabileceğini ifade etti.
“ÇTSO’yu Gökçeada’da da üyesinin yanında hissettireceğiz”
Gökçeada temaslarının ardından değerlendirmelerde bulunan Turgay Kılıç, ÇTSO’nun hizmet anlayışında ilçe merkezleri ile Çanakkale merkez arasında ayrım yapılmaması gerektiğini vurguladı. Gökçeada’daki bir işletmenin yaşadığı ulaşım ve lojistik sorununun, Çanakkale merkezde faaliyet gösteren bir işletmenin yaşadığı sorun kadar önemli olduğunu belirten Kılıç, oda yönetiminin üyeleriyle sürekli temas halinde olması gerektiğini söyledi. Kılıç, “Bizim için ÇTSO yalnızca Çanakkale merkezden ibaret değildir. Gökçeada’daki üyemizin sorunu da Çanakkale merkezdeki üyemizin sorunu da bizim için aynı derecede önemlidir. Üyemizi dinleyen, sorununu ilgili mercilere güçlü biçimde taşıyan, çözüm için takip eden ve sonuç almak için mücadele eden bir ÇTSO istiyoruz” dedi.
Gökçeada’nın sahip olduğu ekonomik ve kültürel potansiyele dikkat çeken Kılıç, adanın özgün kimliğinin korunarak ticaret, turizm ve yerel üretimin birlikte güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kılıç, “Gökçeada’nın potansiyeline inanıyoruz. Adanın özgün kimliğini koruyarak ticaretini, turizmini ve yerel markalarını birlikte güçlendireceğiz. Gökçeada’nın sesi ÇTSO’da daha güçlü duyulacak” ifadelerini kullandı.
Haber Merkezi