İstanbul Beşiktaş’ta 9 Haziran’da meydana gelen trafik kazasında kızıyla, 2 torununu kaybeden Fetullah Akçil, firari olan şoförün yakalanmasını istiyor. Akçil, "Bizim en büyük sorunumuz bir an önce bu canavarın yakalanmasıdır. Acımızın dinmesi için bir an önce bu insanın yakalanıp, devlet tarafından ağır cezanın verilmesi gerekir" dedi.
Beşiktaş'ta 9 Haziran tarihinde TEM otoyolunda makas atan trafik magandalarının neden olduğu kazada Seyhan Özçelik ile çocukları Hiranur (9), Musap (8) ve Nurullah Eray'ın oğlu Yusuf Eray'ın (8) öldüğü açıklanmış, 10 kişi de yaralanmıştı. Kazada, 2 torunu ile kızını kaybeden Fetullah Akçil, olaydan sonra kaçan şoförün yakalanması için yetkililerden yardım istedi. Ayrıca kazadan 15 gün sonra akıllara durgunluk veren bir olay yaşanmış ve ağır yaralı olarak Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yoğun bakımda tedavi gören ve yüzü sargı bezleriyle sarılı olan küçük kızın Gülnur değil, ailenin öldü diye toprağa verdiklerini düşündükleri Hiranur olduğu ortaya çıkmıştı.

"Acımızın dinmesi için bir önce bu insanın yakalanıp, devlet tarafından ağır cezanın verilmesi gerekir"
Seyhan Özçelik'in Mersin'de yaşayan babası Fetullah Akçil, olayın Ramazan Bayramı tatil dönüşünde olduğunu söyledi. Özellikle gece sakin olur diye yola geç saatte çıktıklarını kaydeden Akçil, "Şişli köprüsünün alt geçidinde hareket halindeyken arkadan makas atan biri bizim arabamıza çarparak, 4 kişinin ölümüne, 10 kişinin de yaralanmasına sebep verdi. Kazanın ardından da olay yerinden kaçtı. Şoförün yanındaki çocuk, bir gün sonra Burdur'da sahte kimlikle yakalandı. Emniyet güçlerimiz arıyor ama maalesef daha yakalanmadı. Bu kadar acı çekmemize rağmen, acımızın dinmesi için bir an önce bu insanın yakalanıp, devlet tarafından gereken ağır cezanın verilmesi gerekir. Yeni atanan Emniyet Genel Müdürümüz Mehmet Aktaş beyle kaymakamlığı döneminde 5 yıl çalıştığım için biliyorum. Çok başarılı bir insan, olayı da kendisine ilettik. İnşallah en yakın zaman da şahıs yakalanıp, cezasını alır" dedi.

"Bir tarafımız sevindi bir tarafımız üzüldü"
Yaralıların halen tedavi gördüğünü kaydeden Akçil, "Torunumun bir tanesi bir gözünü kaybetti, elektrikli sandalye ile yürüyor. Tabi bu torunumla ilgili ilginç bir de olay yaşadık. 4 ölü, 10 yaralı olunca teşhis noktasında bizim yakın derece kimsemiz yoktu. Adli tıp ve hastane karıştırmış. Bir ay sonra küçük kız yoğun bakımdan çıkınca, babası kızım diye gidip ziyaret ediyor. Kızın halen yüzü kapalı. O sırada kız diyor ki 'dayı ben senin kızın değilim ben Hiranur'um' diyor. Öyle deyince kızın babası şok geçiriyor ve bayılıyor. Ondan sonra öğrendik ki gömdüğümüz kız ablamın torunuymuş, benim torunum da hastanede yaşıyormuş. Bir tarafımız seviniyor ama diğer tarafımız yine üzülüyor. Çünkü ablamın torunu da benim torunum" diye konuştu.

"Böyle bir olayı yapıp da halen yakalanmaması bizi üzüyor"
Yetkililere çağrıda da bulunan Akçil, "Bizim en büyük sorunumuz bir an önce bu insanın, bu canavarın yakalanmasıdır. Bu şahsın hırsızlık, gasp gibi olaylardan sabıkası var. Ailesi Tarsus'ta oturuyor. Sahte kimliklerle gezdiğini öğrendik. Birde uyuşturucu işiyle ilgilendiği belirlendi. Biliyorsunuz bu uyuşturucu baronları örgüte dayanıyor. Bizim tek şüphemiz örgüt bunu yanına almış olabilir diye düşünüyoruz. Bir ay öncede Antalya'da olduğunu görenler var. Emniyet yetkililerimizden bir an önce bu insanın yakalanmasını talep ediyoruz. Böyle bir olayı yapıp da halen yakalanmaması bizim üzüyor" ifadelerini kullandı.


Kaynak: İHA