Güneşin zararlı etkileri hakkında bilgi veren Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Şemsettin Karaca, evrende yaşamın vazgeçilmezi olan güneşin aynı zaman da canlıların sonunu hazırlayan gücü de içerdiğini söyledi. Güneş ışınlarına maruziyetin insanı kısa sürede iyi hissettirdiğini ve iyi görünüme kavuşturduğunu anlatan Dr. Karaca, “Ancak isteklice yapılan bu maruziyet aynı zamanda cildimizde gelişmesini istemediğimiz yaşlanma lekeleri ve kırışıklıklarımızın da en önemli sebebidir. Güneşten etkin bir şekilde korunan bir kadın, 40’ında 30’luk bir cilde sahip olabilir. Kontrolsüz güneş maruziyeti sonucunda; derinin orta kısmındaki elastin bağları zedelenir ve cilt sarkmaya, gevşemeye ve gerilme sonrasında eski yerine dönme yeteneğini kaybetmeye başlar. Bu hasarlar hücresel düzeyde olduğunda ise önce bronzlaşma, lekelenme, kanser öncülü lezyonlar ve deri kanserine doğru yolculuk kaçınılmaz olur. Bu yolculuğun çocukluk çağında başlaması en tehlikeli olanıdır. Çünkü güneşe bağlı oluşan deri hasarlarımız, ultraviyole ışınlarının birikici etkisi sonrasında oluşur. Ayrıca çocuklarda ki yapısal ve hücresel koruma mekanizmaları yeterince gelişmediğinden hasar önemli ve kalıcı olur. Özellikle açık tenli çocuğu olan ebeveynlerin bu konuda hassasiyet göstermelerini öneriyoruz” dedi.
Güneş ışınları, bu etkilerinin yanı sıra bazı hastalıkların da artmasına neden olabileceğini anlatan Özel HeraDerma Polikliniği'nde görevli Dr Karaca, şöyle devam etti:
"Özellikle bazı kaşıntılar, gül hastalığı, bazı ekzemalar, ışınlara bağlı gelişen döküntülü hastalıklar, güneşin tetikleyici olduğu ürtiker gibi hastalıklar, ultraviyole ışınlarıyla tetiklenebilirler. Bu hastalıklar kadar önemli olan bir durum daha var ki hastaların, hatta hekimlerin de gözünden kaçabilir. Özellikle kronik hastalıklar nedeniyle kullanılan ilaçlar başta olmak üzere alınan ve ya sürülen bazı ilaçlar, yaz mevsiminde yaygın döküntülere veya güneş yanıklarına neden olabilir. Bu ilişkinin de bu şikayetleri olan hastalarda her daim sorgulanması gerekir. Günlük vitamin D ihtiyacının karşılanması için sadece ellerin 20 dakikalık güneş maruziyeti bile yeterli olduğunu hatırlatarak, her mevsimde güneşi görebileceğimiz bu cennet vatanda solaryumlara gidilmesinin hiçbir mantıklı dayanağının olmadığını hatırlatmak istiyorum."


Kaynak: İHA